Paris (1)
Nis 26th



Uçak indiği andan itibaren bir koşuşturmaca içindeyiz.
Ama hiç şikayetçi değilim yanlış anlamayın, ne kadar çok yer görürsek o kadar mutlu oluyoruz.
Otele geldiğimiz andan itibaren teknolojik tüm işlerimizi halledip uyuyoruz.
Bu post artık çok birikip gözümü korkutan foto yığınları yüzünden yazıldı biraz (ve tabii ki merak edenler için ;) )
Yarın Paris te ki son günümüz :/ Akşam Brüksel e geçiyoruz.
Belki oradan adam akıllı bişi yazma imkanım olur.
Yazılacak o kadar çok şey var ki.
Uçak korkum… türbülanslar silsilesi…
Cam kenarı oturmama rağmen camı sürekli kapalı tutmam ve aşağı bakamamam…
İnene kadar yaptığım ve yaşadığım türlü saçmalıklar…
İnişten nefret etmem…
Paris e aşık olmam…
Buraya taşınmaya karar vermem…
Bi dünya alışveriş…
Öğrendiğim ilk fransızca cümleler… (törne aguş!)
Artık tüm arsızlığımla fransızca konuşmaya çalışmam…
Çok uykum var… Saat 3 ve sabah çok erken kalkmalıyım…
Au revoir ;)
Kara bahtım, kör talihim…
Nis 19th


Bundan iki ay önce tüm rezervasyonlarımızı, organizasyonlarımızı yapıp kendimize 6 günlük bir tatil ayarladık.
Bir iki kere de burada bahsettim hani, ayın 24′ün de Paris’e gidiyoruz diye…
Benim dillere destan bahtsızlığımla dalga geçtik bu arada, türlü senaryolar yazdık kafadan.
Uçak düşer, Avrupa da olay çıkar, vizeleri geri alırlar… tabii burada paylaşmadım, aman gerçek olur falan diye.
Farketmiyormuş anacım, aklımdan geçmesi yetiyormuş işte
Gerçi benim senaryolar arasında bir yanardağ patlaması yoktu ama.
Uzun lafın kısası, bizim tatil sanırım yalan oldu… ayın 17’sinden beri karşılıklı bütün uçuşlar iptal Paris’e.
Hadi giderken açtılar desek gitsek, dönüşümüz nolcak diye endişe ediyoruz.
Kimi site bir iki gün, kimisi haftalar, kimisi aylarca sürebileceğinden bahsediyor.
İlk uçak deneyimi korkusunu bıraktım, şimdi asıl derdim motora giren kül partikülleri.
Yok motorları bozuyormuş, yok sistemleri kilitliyormuş
Te Allahım ya…
Gözüme gözüme sokmasan da olur bahtsızlığımı, ben farkındayım zati :)
[Milliyet-Radar Virtuel]



