“Eat, Pray, Love” Fragmanı

Defalarca en baştan okumaya başlamış, okuduğum bazı kısımlarını da çok sevmiş olmama rağmen şu kitabı bir türlü bitiremediğime inanamıyorum. İtalyancadan bahsettiği satırlar çoktan hafızama kazınmış halbuki.
Az önce rast geldiğim fragmanından sonra ona bir şans daha tanıyorum, hava da buna son derece müsait şu an ve bu gece tekrar okumaya başlıyorum.

Bu filmi izlemek istememin, fragmanından bile son derece etkilenmiş olmamın en büyük sebebi Julia Roberts aslında.
Bu kadını ben neden bu kadar çok seviyorum. Onsuz çekilen filmler neden hep eksik.
Sinemaya ara verdiği dönemdeki filmler neden hep vasat.
Bu arada filmde Javier Bardem de varmış kii, off artık tadından yenmez.

It’s (not) Complicated!




Kesinlikle izlenmesi gereken harika bir film! Sonu beni biraz hüzünlendirsede çok, çok güzeldi. Hem kim demiş her film klasik bir sonla bitmeli diye? Film, Alec Baldwin, Meryl Streep (şüphesiz), John Krasinski tadından yenmez bi haldeydi evet ama o ev, hatta evler, bağ-bahçe, bakery shop’a ne demeli. İzlerken her sahnede, her aksesuara ağzı açık kalır mı bir insanın? Aksesuar derken film içinde ki herşey, kıyafetler, ev eşyaları, fırındaki ıvır zıvırlar. Bu bütünü izlemek güzel işte her karesinde özen, güzellik, bir katkı var filme. Bazı filmlerin aksine “bir güzel kadın koydum, iki sevişme sahnesi, gerisi hoppala yavrum yaz geldi” gibi değil. Filmin her sahnesi iyi olmalıymış, bir bütünmüş kimin umrunda zaten. Neyse, bu güzel filmi diğerlerine çemkirerek rezil etmemeliyim.
Eğer boş vaktiniz varsa, yemekten sonra yapın koca bir kase patlamış mısır, oturup izleyin bu filmi sefgilinizle. Harika zaman geçireceğiniz garanti! İçerisinde bol bol “bak kıymetimi bil” mesajı da var. E daha ne olsun?

Evrene not: Böyle bir ev istiyorum stop, 2 çocuk daha belki stop, herşey en az bu kadar güzel olsun ama stop.

It’s Complicated

Julie & Julia


Cumartesi akşamı arka arkaya üç film izledim, Bride Wars, Julie & Julia ve He’s Just Not That Into You.

Evet çok iddialı filmler olmayabilirler ama bana çok eğlenceli bir cumartesi günü geçirttiler. Hele Julie & Julia çook güzeldi! Meryl Streep’in kıkırdadığı her sahnede bende kıkırdadım, onun neşesi, enerjisi resmen kanıma işledi, ne harika bir oyunculuk yarabbim o (golden globe’la da taçlandı zaten). Konusu itibariyle de çok umut vericiydi, yazar olmaya niyetlendiğim şu zaman diliminde o kadar iyi, o kadar motive edici geldi ki anlatamam. Filmden sonra bende bir yazma şevki tabii, tüm yazılarımı toparladım, temize çektim, kafamda binbirtürlü hayaller. Her kafam bozulduğunda izlemeliyim bu filmi, kesin!
Günün birinde ben de bir Nora Ephron olabilir miyim acaba?
Nolur olayım yarabbim, lütfen, lütfen, lütfen…
When Harry Met Sally, Sleepless in Seattle, Michael, You’ve Got Mail (bu her daim favorim) onun kaleminden çıkmıştır ve hatta When Harry Met Sally hariç bu filmlerin yönetmeni de ta kendisidir.
Kısaca, bu film mutlaka izlenmeli. Bir blogger olarak izlemezseniz ayıp zaten ;)

Related Posts with Thumbnails