Nar (Natural & Regional)
Haz 2nd








Hafta sonu planlarımın bi parça değişmesi ile bu şahane tanıtıma gitme fırsatı yakaladım.
Tanıtımdan ziyade ziyafet de denilebilir aslında.
Cihangirde, bi saklı bahçede kahvaltı eşliğinde Nar (Natural & Regional) ürünleriyle tanıştırıldım.
Harika bir kahvaltı sofrası, az insan dolayısı ile bol sohbet, gerçekten anlaşılabilir bir tanıtım tecrübesi yaşadım.
Yediğim neredeyse çoğu şeyin tadı damağımda kaldı.
Naneli limon reçeli, portakal kabuğu reçeli, acı biberli ve fesleğenli zeytinyağları favorilerim ama diğerlerine haksızlık etmemeliyim hepsi birbirinden güzeldi.
Hele o lokumlar hayatımda yediğim en güzel lokumdu ki, inanın bana İstanbuldaki her lokumcuyu test etmişliğim var.
Her ayrıntısı düşünülmüş bu kahvaltı, iç karartıcı cumartesi sabahında bir ziyafete dönüştü benim için.
Ve sonrasında İstinye Park’tan alınan bi kaç ilk göz ağrısıyla bundan sonraki ev kahvaltılarım da yavaş yavaş şenlenecek.
Her tanıtımdan bu kadar mutlu ve şen dönmüyorum ne yazık ki ama bu ürünün reklamını sonuna kadar yapabilirim.
Hem şirket anlayışlarıyla, hem çalışanlarıyla, ürünler zaten şahane denemeniz lazım, harikalar.
Kaldı ki reklama ihtiyaçları olduğunu bile düşünmüyorum, tatmayanlar kaybeder…
Nar
[Sitede online satış mevcut]
Hafta sonu geçeli çok oldu gerçi ama…
May 26th




Cumartesi Can uyanır uyanmaz yollara attık kendimizi, hiç bilmediğimiz bir yere doğru yola çıktık yağan yağmura aldırmadan. Kaçırdığım diğer davetlerden tembihliydim ya, bunu kaçırmam mümkün değildi.
Beni her seferinde iyi niyetiyle davet eden arkadaşımı bu sefer hayal kırıklığına uğratmamalıydım, afet olsa da düşecektim yollara.
Nilay hanımlar Cıvıl Cıvıl(da) bir organizasyon yapmışlar ve sevilen aile bloglarını davet etmişler bu sefer.
Yağmur yağmasa tadını doyasıya çıkaracağımız bir yerdi belki Cıvıl Cıvıl.
Ama hava muhalefeti sebebiyle ne yazık ki içeri sıkıştık büyük bir kalabalıkla, iki organizasyon birden olması da biraz karmaşa yaratmıştı.
Ama yiyecekler çok güzeldi, çocuklar için de uygun bir yerdi.
Zaten bu anlayışla ortaya çıkmış bir mekan, yani çoluk çocuk rahatlıkla gelinebilsin, çocuklar oynasın siz rahatınıza bakın felsefesiyle çalışıyorlar. Samimi, sıcak bir yer olması da cabası.
Eğer Anadolu yakasında oturuyorsanız, arada çoluk çocuk kaçabileceğiniz bu şirin yer aklınızda bulunsun.
Yol konusunda biraz şanssızlar yalnız, dar patikalara karşı hazırlıklı olun.
{İlk foto Mutfak Sırlarına aittir.}
Efendime söyleyeyim, sonrasında bir ilk yaparak misafirliğe gittik Meri‘ye.
Akşama misafiri olan bir insana misafirliğe gitmek gibi bir arsızlık yaptım evet! nolmuş?
Çocuklar ısınma turlarından sonra durulup film izledi, biz de biraz oturup kaynattık.
Bücürler iyi anlaştılar sanırım, sık sık geliriz biz artık?!
And the winner is…
Nis 22nd

Saatler 00:00′ı gösterir ve Browni çekilişi yapar…
Ciciler bir an önce yeni evlerine gitsinler diye bu kadar acelem.
Çekilişe katılmayacağını belirten, benim yorumlarım, eksik linkler falan ayıklandı, geriye kalan yorumlar arasında yaptım çekilişi. Ve şanslı sayıııı 36.
Vee kazanaaaan Sediiiii. Hayırlı, uğurlu olsun ;)
(Bana en kısa zamanda adres bilgilerini yollarsan, paketi hafta sonundan önce yollamak isterim)
~Carte d’Or Dondurmalı Workshop~
Nis 20th









Cumartesi öğleden sonrası, tüm günü böyle geçirdim işte… Profesyonel bir mutfakta kendini kaybetmiş, acemi bir aşçı olarak. Carte d’Or un davetini kaçırmak olmazdı iyi ki de kaçırmamışım, çok eğlenceli ve keyifli bir gündü.
Eğlenmenin yanı sıra, fotoğrafçılık üzerine Muhittin Tüylüce‘den yeni şeyler öğrendim, yeni blog arkadaşları edindim, (şefimiz {Uğur Volkan Uysal} sayesinde) bir dondurmayı sadece dondurma olarak görmekten vazgeçtim.
Tam da bu post’u yayınlamak üzereyken, beni bu workshop’a davet eden Aylin‘den mail geldi.
O gün çekilen fotoğrafları göndermiş.
Ne iyi oldu, gördüğünüz üzere yukarıda tek bi fotoğrafım bile yoktu :)


Dondurmalı Blog‘u da takipteyim!



