04/08/2010 - 08:40
Tags: Can
Posted in Günlük | 8 Comments
Sabahları sensiz eve kalkmak zor.
Koşuşturma, öpme koklama olmadan, kahkahalarını duymadan.
Kahvaltı bile etmeden atıyorum kendimi sokağa, bir an önce insan içine karışmaya çalışıyorum.
Her ne kadar günün hızına kapılıp kendimi kandırmaya çabalasam da, çıkmıyorsun aklımdan.
Elim sürekli telefonda ama arayamıyorum, çekiniyorum, seni üzmekten korkuyorum.
Tam alışmışken yokluğuma hatırlanmak, huzurunu kaçırmak istemiyorum.
Eve bile dönmek istemiyor canım, ne kadar geç gitsem [...]
20/07/2010 - 21:19
Tags: Can, Çiçek, esenköy
Posted in Günlük | 2 Comments
İstanbul- Esenköy arası mekik dokumalara devam…
Hafta içi bi gün, hafta sonu full oradayız, oğluşumun yanında.
Arada içim sızlasada ara ara, onu orada mutlu, kendimi burada faydalı görmek herşeye değer.
Dilerim herşey çok sorunsuz, çok güzel gitsin bundan böyle (parmaklarım çapraz, yüzümde koca bi sırıtış)
Telefonda aldığımız siparişler doğrultusunda oyuncaklarımızı kaptığımız gibi yollara düşüyoruz artık…
Tek derdimiz oğlumuza kavuşmak…
Bırakın çiçekleri, yerden toplayıp verdiği çöpler bile pek kıymetli…
Sanki 4 senedir dipdibe olan biz değilmişiz gibi… bu ayrılık beraber geçirdiğimiz her anı daha kıymetli hale getidi.
Uzun bir aradan sonra çalışmaya karar vermek…
Hala beraber uyuduğun oğlunu başka bir şehirde olan anneanneye emanet etmek…
Etrafındaki herkesin [...]
Döndük dönmesine de daha kendime gelemedim.
Bir uyku hali, bir yorgunluk sormayın gitsin. İstanbulda ki hava da pek yardımcı olmuyor bu duruma.
Dönüş fikri can sıkıcı olsa da, dönüş yolları hep güzel.
Gece geçtiğimiz yolları gün yüzüyle görme imkanı buluyorum, aaa burası böylemiymiş duygusu yaşıyorum.
Bir acelemiz olmadığı için her yerde durup mola vermek, tıkınmak da cabası.
Tatil zihniyeti en [...]
Yaz demek,
Bol, bol salata demek…
Deniz demek…
Kendi bikinin İstanbulda kalsa bile, pes etmeyip anne mayosuyla kendini sulara bırakmak demek…
Ayakların suyun içinde kendinden geçmesi demek…
Kocayla bol bol vakit geçirmek demek…
Sebepsiz yere gülmek demek…
Yaşa bakmadan tekrar çocuk olmak demek…
Akşam üzeri çoluk çocuk tek tişörtle dışarı çıkabilmek demek…
Bisiklet demek…
Taş atmak, sahilde sakin sakin güneşin batışını seyretmek demek…
Doyasıya yeşil, rengarenk [...]
11/06/2010 - 09:07
Tags: Can, Çocuklar için, resim
Posted in Günlük | 2 Comments
Can’ım oğlum kalp yapmayı öğrenmiş sayın seyirciler… Her yere, her şeye kalp çiziyoruz.
Benim kollarım, onun kolları, defterler, duvarlar her yer kalp.
Bunun altında bişi aramalıyım acaba, yok yok daha erken. Di mi?
Bu çizdikleride anne ve babadır muhtemelen.
En iyisi mi, ben yarın bir sorayım, sorgulayayım ;)
Gene geldiler benimkiler…
Ne yapsam ne yapsam diye kıvranıyordum, bugün çalışma odamı boyamaya karar verdim.
Bununla başlayan bir diy silsilesi beni bayağı bir meşgul edecek gibi geliyor, hadi hayırlısı (:
Oyalamayın beni işe dönmem lazım!
Cumartesi Can uyanır uyanmaz yollara attık kendimizi, hiç bilmediğimiz bir yere doğru yola çıktık yağan yağmura aldırmadan. Kaçırdığım diğer davetlerden tembihliydim ya, bunu kaçırmam mümkün değildi.
Beni her seferinde iyi niyetiyle davet eden arkadaşımı bu sefer hayal kırıklığına uğratmamalıydım, afet olsa da düşecektim yollara.
Nilay hanımlar Cıvıl Cıvıl(da) bir organizasyon yapmışlar ve sevilen aile bloglarını davet etmişler [...]
14/05/2010 - 20:16
Tags: anaokulu, Can, okul
Posted in Günlük | 1 Comment
Hani bazı şeyler vardır düşün düşün bir sonuca varamazsınız, bazısı da küt diye hemen olur ya.
Bu o kütlerden bi tanesi işte.
Can’ın enerjisi anneyi alt edince “ya napsak bi oyun grubuna mı götürsek, okula mı yazdırsak” derken ve internette gezinirken Can resimlerine bayıldığı bu okulu hemen teftiş etmek istedi. Okula son derece ama sonnn derece gıcık [...]
Şu fotoğraf karelerinde ki gibi aydınlık bi ev, rengarenk aksesuarlar, yemyeşil, bol aktiviteli bi bahçe ve koca bi havuz istiyorum istisnasız her bahar.
Oluyor mu… olmuyor… ama hiç olmayacağı anlamına da gelmiyor.
Hiç olmadı, şu fıskiyeli şişme havuzu alıp, içine dalsam.
Kapasam gözlerimi hayal kursam, kursam, kursam, kursam….
[Pottery Barn Kids]
01/06/2010 - 18:48
ozlemcim,
ben derim ki terasina dinlemedigin cd lerden tak
hem uzaktan isildarsin, hem de belki martilar tirsar gelemezler, en azindan olayi cozene kadar :)
01/06/2010 - 19:10
http://robotsdoodlesandorangebubbles.blogspot.com/
Hemen geliyorum.Türk kahvesi??
blogum ordan görünmüyor,
linkimi gönderiyorum.:))
01/06/2010 - 19:13
Harika! Bende bu haftasonundan itibaren bahçeye taşınmayı düşünüyorum:)) Güneşlenirken kitap okumalar,çimlerin üzerinde kendi yetiştirdiğim çilekleri yemeler,ayaklarım çıplak çimlerin üzerinde koşuşturmalar…. benim liste uzar gider:))Çok özlemiştim yazı,sonunda geldi!
01/06/2010 - 19:45
ben seve seve gelirim=) ah teraslı geniş bir balkon için neler vermezdim ama gel gör ki istanbul gibi bir şehirde teraslı evler çok kişinin sahip olabildiği bişiy değil ne yazık ki, bende o çoğunluktayım=)
02/06/2010 - 14:53
Canın keyfi yerinde, besbelli. Benim miniklerin de önlerine bir su birikintisi koy saatlerce oynasınlar…
02/06/2010 - 21:43
Ne zaman geliyorum ben? Hemen yaz için bir program ayarlayalım :))) Çiçek kokuları burnuma burnuma geliyor sen çok şanslı bir kadınsın. :)
02/06/2010 - 23:51
Bak canım çekti şimdi, terasımız yok bizim ama balkonumuzu düzenlemenin zamanı geldi!
03/06/2010 - 21:51
@burcu; burcu hiç çözümü yokmuş biliyor musun, o cd olayını daha öncede söylediler ama denemedim hiç. tenteyi yaptırınca sanıyorum o kadar rahatsız olmayacağız. teşekkürler ;)
03/06/2010 - 21:52
@nihan; hemde damla sakızlı ;)
03/06/2010 - 21:53
@ezgi; bahçe mi? mahvettin beni ezgi. bi de çim diyo ya cıkcıkcık :)
03/06/2010 - 21:53
@zeynep; evimin merkezi olması dışındaki tek güzel tarafı o teras. yoksa hiç oturasım yok :)
03/06/2010 - 21:54
@evimindekoratörü; aynı işte. bi kova su=2 saat kesintisiz ütü :)
03/06/2010 - 21:55
@berna; yapalım bi org. tabii daha önümüzde sıcak ve pırıl pırıl bi yaz var kuzum ;)
03/06/2010 - 21:56
@aslı; evveeet, hadi kolay gelsin ;)